Boşanma davalarında maddi ya da manevi tazminatın miktarı ya da halk arasında boşanma tazminatı taraflar açısından çok önem taşımaktadır. Tazminat kazanan tarafın malvarlığında bir artış meydan gelirken tazminat ödemeye mahkum olan taraf açısından da malvarlığında bir azalmaya neden olduğundan ve her iki taraf da boşanmakla yeni bir hayata başlayacağından bazen de dönüm noktası teşkil edebilmektedir. Tazminatın miktarı, kusurun etkisi, mal kaçırma halinde neler yapılabileceği, maddi ve manevi tazminatın ayırımı gibi pek çok alt başlık bu makalede yer alabileceği gibi her bir konuda sayfalarca izahat verilebilir.
Boşanma tazminatını öncelikle maddi ve manevi tazminat olarak ikiye ayırmak gerekir. Şartları varsa hem maddi hem de manevi tazminat ayrı ayrı istenebilir. Maddi tazminat talep hakkı genellikle kusursuz ya da az kusurlu her davacı eşin isteyebileceği tazminat türüdür. Çünkü maddi tazminat talep edebilmenin ilk koşulu BOŞANMAKLA MENFAATLERİN HALELDAR OLMASIDIR. Yani evliyken yaşanan hayat standardının boşanmakla düşmesi, diğer eşin miras hakkından mahrum kalma , yeniden evlenme ihtimalinin zayıflaması gibi menfaatlar pek çok evlilikte zedelenmekte ve maddi tazminat kazanılabilmektedir.
Maddi tazminatın yanı sıra manevi tazminat isteyebilmek içinse kusurlu eşin kusursuz ya da az kusurlu eşin KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRIDA BULUNMASI gerekir. Nedir bunlar, mesela manevi tazminat isteyen eşe şiddet uygulamak, sadakatsiz davranışta bulunmak, aldatmak, hakaret etmek, tehdit etmek, küçük düşürücü davranışlarda bulunmak gibi davranışlar manevi tazminat ödemeyi gerektirir. Basit bir örnek vermek gerekirse kusurlu eş sadece aşırı alkol alan eviyle hiç ilgilenmeyen bir alkolik ya da kumarbaz bir eş ise maddi tazminat ödemesi gerekir, manevi tazminat ödemez. Ancak alkolik ya da kumarbaz eş aynı zamanda diğer eşe şiddet uyguluyor, hakaret ediyor veya tehdit ediyor ya da aldatıyorsa maddi tazminatın yanı sıra manevi tazminat da ödemesi gerekir. Maddi ve manevi tazminatın miktarı neye göre tayin edilecek bu hususa diğer makalemizde değinilecektir.
Saygılarımla,
Avukat Ayşegül Dalkır Kahveci

Bir yanıt yazın