Boşanma halinde kusursuz ya da az kusurlu eşe ağır kusurlu eş tarafından ne kadar tazminat ve aylık nafaka ödeneceği sorusu sıklıkla karşılaşılan bir konudur. Boşandıktan sonra kendine yeni bir hayat kuracak eşler için bu husus son derece önemlidir. Hem tazminat hem de nafaka miktarı tayininde en önemli husus tarafların ekonomik durumudur.
Maddi ve manevi tazminat ülkemizde peşin olarak ödendiğinden ödeyecek olan eşin mevcut malvarlığı ve mali durumuna bakılır. Aylık kazancı, üzerine kayıtlı gayrimenkul, araba, kooperatif hissesi vs. olup olmadığı, kira geliri, bankalardaki tüm mevduat birikimi yekûn olarak dikkate alınır. Bu durumda örnek vermek gerekirse sadece alt derecede memur maaşıyla ya da asgari ücretle geçinen, üzerine kayıtlı hiçbir malvarlığı olmayan bir eşin ödeyeceği tazminatla üzerine kayıtlı pek çok gayrimenkulü, arabaları, bankalarda yüklü mevduatı olan veya aylık kazancı çok yüksek olan bir eşin ödeyeceği tazminat aynı olmayacaktır. Bazen öyle durumlarla karşılaşılır ki eşin ekonomik durumu aslında çok iyidir ancak üzerine kayıtlı hiçbir malvarlığı gözükmez. Bu durumlarda eşin aylık harcamalarından yola çıkarak ekonomik durumunu tespit etmek mümkün olabilir. Vergi mükellefi ya da kamu görevlisi olmadığı ve üzerine kayıtlı malvarlığı olmadığı halde eşin farklı kredi kartları ile aylık 10.000,00 TL. harcaması oluyorsa ve banka hesaplarında sürekli bir sirkülasyon varsa mahkeme bunu mutlaka dikkate alacak ve maddi manevi tazminat ile nafakayı da ona göre tayin edecektir. Tazminat isteyen eşin kendisinin de az da olsa kusuru varsa bu da mahkemece dikkate alınır ve alacağı tazminat miktarında halin icabına uygun indirim yapılır. Dolayısıyla eşin ekonomik durumu kadar tarafların kusur oranları da tazminatın miktarının tayininde önemlidir.
Tedbir, yardım, yoksulluk ya da iştirak nafakalarında da miktar tayininde nafakayı ödeyecek kişinin aylık kazancı ve diğer yan gelirleri dikkate alınır. Basit bir örnekle çocukları olmayan bir eşin yoksulluk nafakası istediği eş ayda 1.200 TL civarında maaş alıyorsa alacağı nafaka (kesin olmamakla birlikte hakimin takdir hakkına göre) 300 – 400 aralığında olabilecekken ayda 12.000,00 TL kazanan eşin ödeyeceği nafaka ise 3000 – 4000 TL aralığında olabilir. Nafakalarda miktar tayininde diğer husus nafaka isteyen eşin çalışıp çalışmadığı diğer eş ile kazancı arasında uçurum olup olmadığı, çocukların sayısı, yaş ve eğitim durumları gibi pek çok husus da dikkate alınır. Önemli olan husus mahkemeye tüm bilgilerin taraflarca eksiksiz ve doğru biçimde verilmesi, tüm araştırmaların mahkemece hakkaniyete uygun bir şekilde yapılması ve sonuçta adil kararların alınmasıdır.
Saygılarımla,
Avukat Ayşegül Dalkır Kahveci

Bir yanıt yazın